Share on linkedin
Share on twitter
Share on facebook
Share on whatsapp
Share on email
Share on telegram

Pandemi E-Ticareti Gerçekten Uçurdu mu?

Birden ortalıkta kimseler kalmayıp insanlar evlerine kalmak durumunda kalınca ticaretin durma noktasına geldiği o an e-ticaretin devreye girdi. Günlük hacmi perakende mağazaları aratmayacak kadar olsa da ihtiyaçları karşılamanın tek yolu olduğu için birden rakamlar 2-3 hatta 4 katına kadar çıktı.

Peki e-ticaretin gücü mü keşfedilmişti yoksa dışarı çıkamayan, mağazalara gidemeyen ve ihtiyaçlarını karşılamak isteyen toplumun tek alışveriş yolu mu oldu ?

Kimilerine göre veriler çok iyiyken kimileri de fırsat bilip zaruri ihtiyaç ürünlerin fiyatlarını %25 – 50 oranında artırdı. Çaresizlik içinde oradan oraya maske için savrulan toplum şu anda 1 TL’ye satılan maskeye 5 TL vermeyi göze almıştı. Etik olmayan davranışlara bir kenara bırakalım.

Esas konu burada ‘ihtiyaç güdüsüyle kendini koruma altına almak insanların tek yol olarak gördükleri online alışveriş dışında eğer başka bir kanal bulsalar orayı da seçerler miydi?

Mikrofon ile domates, soğan, patates satan amcaları hepimiz biliri. Eğer ki böyle bir alışveriş şekli mümkün olsa e-ticaret yine bu kadar revaçta olur muydu diye çok düşündüm.

Öte yandan evde kalmanın ve sınırlı alan içinde hareket etmenin sıkıntısı içinde kalan insanlar FOMO hastalığına ‘ Fear of Missing Out’ ( Günceli Kaçırmaktan Korkmak) hastalığına yakalanmışlar mıydı dersiniz ? Eğer böyle ise verileri artıran, canı sıkıldıkça sonsuz bir boşluğa kendini atıp pazar yerlerindeki kampanyaları araştıran ve tamamen can sıkıntısından ( ihtiyaçları öteye atıyorum ) alışveriş yapan bir kitle yaratmış olabilir miyiz ?

Bu soruyu da cebimize koyarak Instagram’da şu sıralar moda olan ‘Şeffaf Kargo‘ ile gönderim yapan kişiler dikkatinizi çekti mi ? Şu anda ne kadar çoklar ve kargo firmalarını ne kadar meşgul ediyorlar değil mi?

İhtiyaçlardan yola çıkmışken, bu ihtiyaçlarını karşılamanın verdiği yoğunluk dışında tamamen ‘yaratılan ihtiyaçtan’ alınan ürünlerin de yoğunluğu ile kargo firmalarındaki çöküşü görüp koynumuzda beslediğimiz bir yılan misali daha yakından tanımadık mı onları? Standartlarını pandemiden önce araştırmadığımız ne firma varsa sere serpe önümüze döküldü. Bazılarını kalbimizin ortasına koyduk, bazılarını çok eleştirdik ama hiç de vazgeçmedik.

Online ya da mağaza olsun satışların ve özellikle tek kanallı bir ortamda seçilebilmenin başlıca özelliklerini bu pandemi süreci bir kez daha hatırlattı bize . Gelin birlikte hatırlayalım.

Marka Değeri
Etkin Müşteri Hizmetleri
Hızlı Dağıtım Ağı
Sosyal Medyanın Gücü
Reklamların Performanslı Olması
Ulaşılabilirlik
Etkin Fiyatlama
Geniş Spektrumda Online Kanallardaki Varlık
Bir hikaye
Etkileşim
Detaylandırabiliriz ama şimdilik burada kalsın. Tüm bu kavramlar bize gösteriyor ki ‘sürdürebilir büyümenin’ formülü yukarıda saydığımız/saymayı da unuttuğumuz bir çok yatırımdan, emekten geçiyor.

Bir dönem satışların kağıttan uçaklar gibi yükseldiğini farz etsek bile arkamıza aldığımız rüzgarı eğer koruyamazsak bu yükseliş de entropinin kurbanın olabilir.

Yükselişin ihtiyaçların karşılanmasında tek yol olduğu bir dönemde yükseliş var diyerek ‘ firmalar e-ticareti keşfetti’ şeklinde yorum yapmak için erken olduğu aşikar.

Firmaların e-ticareti keşfetmeden önce müşterileri, ihtiyaçlarını ve en önemlisi kendilerini keşfetmeleri gerek diye eklemek istiyorum. Yoksa bu yükseliş kağıttan uçakların yükseliş gibi olur.

Kim bilir ileride pazar yerlerinde satış yapan firmalar da e-ticarete adım atmak istiyoruz derler mi?

Göreceğiz..

Share on linkedin
Share on twitter
Share on facebook
Share on whatsapp
Share on email
Share on telegram
E-Ticaret Eğitimlerini Gördünüz mü ?

Temmuz, 2021

X
X