E-Ticarette Beklenmedik Tehlikelere Karşı Hazırlıklı Olmak

Markalaşma stratejileri içinde uzun dönem etkileşim stratejisi olan e-ticaret ya da bir ayağı e-ticaret olan şirketlerin kendilerine ilk sormaları gereken soru ‘ Şimdi, sırada ne var?’

Bir söyleşisinde rahmetli Sakıp Sabancı’ya yöneltilen ‘ Efendim sürekli herşey için pazarlık yapıyorsunuz, alacak paranız da var üstelik, neden efendim böyle bir yönteme başvuruyorsunuz ? ‘ tarzındaki bir soruya Sabancı ‘ Arayış içinde olmak için’ şeklinde bir yanıt vermiştir. Evet ! Firmalar için anahtar kelime ‘Arayış’ içinde olmak.

Arayış içinde olmak ve sürekli günceli yakalamak istemek bedeni ve zihni zinde tutar. Herşeye karşı hazırlıklı olmasanız da plan ve strateji üretmenizde size yardımcı olur. E-ticaretin bitmeyen bir deniz, dibi olmayan bir kuyu olduğunu düşünürsek rahmetli Sakıp Sabancı’nın bunu çok önceden görüp bize güzel bir kelime bıraktığını söyleyebiliriz.

Son 5 sene içinde sayıları gittikçe artan micro/marcro e-ticaret siteleri işin içine ‘sosyal pazarlama’ da girdikten sonra satış kanallarını her gün artırmaya başladılar; öyle ki normal konuşma seyirlerinde bile her şeyimizi bilen sevgili Google araya reklam ve tanıtımları sokuşturuveriyor. Buna mukabil look-a-like ya da like-a-like gibi sen geçen gün buna bakmıştın al bak bu da var ya da arkadaşın şunu sevdi sen de onu beğenmiştin al bak işte sen de beğeniyorsun ( sanki seçme özgürlüğümüz yokmuş gibi ) tarzı tüm ekranlarımızı kapladı.

‘Ekranlar çoğaldıkça sözde seçme özgürlüğümüz gizli bir el tarafından kısıtlanıyor..’

Sabah uyanıyoruz ve daha suyun ilk damlası başımıza düşerken planlıyoruz günü, saati, dakikayı.. Hiç bir şeye yetememe korkumuz olduğu kadar insanları tatmin edememe korkusunun baş gösterdiğini söylemek yanlış olmaz..

İşte böyle bir ortamda ‘saldırı’ en güzel savunmadır diyerek aynı hedef kitleye farklı vuruşlar yapan rakipleriniz sizi de en güncel ile en son ile, kimsenin kullanmadığı ancak fark yaratan e-ticaret araçlarıyla vurabilir, alt edebilir. Siz de taklit etmemek için yeni stratejiler ararsınız, bulamadığınız zaman ise zaman çok geçmiş olur, o sırada Türkiye’nin gündemi değişir ki ; alın size yeni bir ‘Challange’ . Bu karmaşıklığın içinde neyin nereden nasıl ve ne zaman geleceğini nasıl bilebiliriz ?

Neyin nereden nasıl ve ne zaman geleceğine biz neden karar vermiyoruz?

Şimdi onlar düşünsün !..

Peki ama nasıl ?

Aşağıdaki reçete başlangıç için güzel gözüküyor;

  1. Hedef segmentinizi iyi belirleyin
  2. Hedef segmenti gruplayın
  3. Her segment için farklı dil faydalı olur
  4. Monitoring araçları güzeldir bunları kullanmaktan ve yatırım yapmaktan çekinmeyin.
  5. Rakipleri dinleyin, onlar neredeyse siz orada olun, onların orada olarak etkileme zaman dilimlerini iyi belirleyin ve siz de stratejinizi oluşturup planlamaya koyulun.
  6. Anında aksiyon alın
  7. Reklamlarınızı bu stratejilere göre belirleyin, dilini, görselini iyi ayarlayın. Kurumsal İleitşim Direktörü’nüz sizin gibi düşünmeyebilir-aldırış etmeyin- Aslanı kediye boğdurtmayın !
  8. Farklı olmaya çalışın, ama sempatik olmayın
  9. Çözüm odaklı olun ( Sorunlar her zaman var, arayın ve çözümü bulun )
  10. Rakipleri dinleyen araçlar kullanın.
  11. Sosyal medya kediler, günaydınlar için değildir. Bu alanı değiştirmek için kullanın
  12. Öyle bir altyapı kurun ki değişimi kısa sürede kaldırabilsin. Değiştirebilsin.
  13. Değişime açık kişilerle çalışın
  14. Güvenilir iş ortakları ile çalışın
  15. ‘Performans’ ve ‘Marka Bilirliği’ reklamları için iki ayrı reklam bütçesi onaylatın

Tüm bunlar güzel de hangi altyapı ile dediğinizi duyar gibiyim. Güçlü altyapı yatırımlarından korkmayın.

Unutmayalım ki bir Antep atasözü şöyle der:

Kuzusuna kıyamayan kebapçı olamaz!

Altyapıları da bir sonraki yazıda irdeleyeceğiz..

E-Ticaret zor bir iş..

Güven gerekir..

Başta kendinize ve bilginize güvenin ve sürekli bir ‘Arayış‘ içinde olun!

Esen kalın!

Recommended Posts